Köşe Yazıları  › Marka Hakkı İhlali ve Gmrüklerde El Koyma

MARKA HAKKI İHLALİ VE GÜMRÜKLERDE EL KOYMA 
  
Tescilli marka, patent ve endüstriyel tasarımların korunmasında 551,554 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ve bu KHK’ lara eklenen 4128 sayılı kanunda değişik tedbirler öngörülmüştür.

Bu tedbirler arasında en az uygulama alanı bulunan gümrüklerde el koyma veya genel anlamı ile gümrük tedbirleridir. Konunun genişliği nedeniyle sadece marka hakkı bakımından gümrük tedbirlerinin uygulanması ile ilgili esaslar incelenecektir.

Markaların Korunması Hakkındaki düzenlemeye göre

Hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması nedeniyle cezayı gerektiren taklit markalı mallara, ithalat veya ihracat sırasında hak sahibinin talebi üzerine, Gümrük İdareleri tarafından ihtiyati tedbir niteliğinde el konulabilir.

Kanun bakımından malın ithal veya ihraç ediliyor olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Zaten markaların korunmasına ilişkin ana düzenlemede de marka sahibinin izni olmadan bir malın ithal veya ihracı marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilmiştir.

Gümrüklerde el koyma prosedüründe belirli unsurların olması gerekmektedir.

1. Marka tescil belgesi veya hakkın varlığına ilişkin belgeler
2. Eşyanın ayrıntılı tarifi
3. Eşyanın bulunduğu veya gönderilmesi planlanan yer
4. Taşıma veya ambalaja ilişkin bilgiler
5. Eşyanın önceden planlanmış varış veya yola çıkış tarihleri
6. Eşyayı taşıyan araca ilişkin bilgiler
7. İthalatçı/ihracatçı veya hamile ilişkin bilgiler.

Bu bilgilerin verilmemiş olması işlem yapılmasını engellememekle birlikte bu bilgilerin tamamı veya en lüzumlu olanların verilmesi gümrük idaresinin işlemleri uygulaması bakımından çok yararlı olacaktır.

Görüldüğü üzere Gümrük Yönetmeliği bir iddianın temelsiz olmaması ve suiistimallerin engellenmesi bakımından sıkı şekil şartları öngörmektedir.

Tescilli marka sahibinin sırf ticari rekabeti engellemek maksadıyla rakip gördüğü bir şirket ya da şahsın ürünlerinin gümrüklerde bekletilmesini sağlamak amacıyla bu tarz bir şikâyette bulunması mümkündür. Bu tarz suiistimallerde Gümrük İdaresi sorumluluk kabul etmemektedir. Yönetmelikte yer alan açık hükümler Gümrük İdaresini tazminat sorumluluğundan kurtarmaktadır.

GÜMRÜK İDARESİNE BAŞVURU ŞEKLİ

Markaların Korunmasına ilişkin düzenlemede gümrüklerde el koyma ile ilgili olarak Gümrük mevzuatına atıf yapılmıştır. Gümrük Yönetmeliği de başvuru şeklini ve başvuruda istenecek belgeleri düzenlemektedir.

Gümrüklerde el koyma ile ilgili olarak esas olan hak sahibinin başvuru yapmasıdır. Yönetmelikte ilk olarak tescilli marka sahibinin gerekli belgeleri sunmak suretiyle gümrük idaresine başvurması öngörülmektedir.

Buna göre tescilli marka sahibi gümrük idaresine matbu bir formu doldurarak vermekte ve belirli bir süre içinde gümrüklere girecek olan belirli bir şirket veya şahsın mallarının durdurulmasını talep etmektedir. Bu dilekçede malı taşıyan araç, ambalajın şekli vs. gibi bilgilerin bulunması zorunlu olmamakla beraber bu bilgilerin verilmesi yararlı olacaktır. Ancak önemli olan marka tescil belgesinin ve hangi ithalatçı ya da ihracatçının bu markanın taklidi olan ürünleri gümrüğe sokacağının bildirilmesidir.

Gümrük idaresi istisnai haller dışında gümrüğe giren tüm mallar üzerinde taklit marka araştırması yapamaz. Mutlaka ihracatçı,- ithalatçı yahut hamil hakkında bilgi verilmelidir.

Ticari amaç taşımayan zati eşyalar, hediyelik kişisel eşyalar ve ticari olmayan postalar hiçbir şekilde durdurma kararına konu edilemez.

Gümrüğe henüz gelmemiş bir ürün hakkında yapılacak talepte tescilli marka sahibi gümrük idaresinin harekete geçmesini istediği süreyi tam olarak belirtmelidir. Bu süre 30 günü geçemez. Yani tescilli bir markanın gümrük idaresi tarafından takibi ve tespiti halinde el konulması için yapılan genel talepler dikkate alınmaz. Taleplere konulacak süre azami 30 gündür.

İstisnai hallerde Gümrük İdaresi herhangi bir talep olmadan da süreci başlatabilir. Gümrük Yönetmeliğine göre Gümrük İdaresi olağan denetlemeler esnasında marka taklidi konusunda açık ve kesin bir ihlalin varlığını tespit ederse herhangi bir talep olmadan da işlemleri durdurabilir. Ancak bu konu tamamen Gümrük İdaresinin takdirine bırakılmıştır. Gümrük İdaresi bu durumlarda hak sahibi olarak belirlenen kişi veya şirkete bildirim yaparak talepte bulunmasını sağlar.

GÜMRÜK İDARESİNE BAŞVURU SONRASI

Gümrük İdaresine yapılacak başvuru kabul veya reddedilebilir. Gümrük İdaresi kabul veya red kararını yazılı olarak başvuru sahibine bildirir. Red kararına karşı itiraz etmek mümkündür.

Talebin kabul edilmesi ve durdurma kararı verilmesi durumunda kabul kararının kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 10 gün içinde tescilli marka sahibi mahkemeye müracaat ederek mallarla el konulmasına yönelik bir ihtiyati tedbir kararı getirmelidir.

Şayet bu süre içinde dava açılmaz veya dava açılsa dahi mahkeme ihtiyati tedbir uygulanması talebini kabul etmezse Gümrük İdaresinin durdurma kararı ortadan kalkacaktır. Yapılan işlemler nedeniyle zarara uğrayan taraf Gümrük İdaresinin eylemden dolayı sorumlu tutamaz.


Görüldüğü üzere Gümrük Mevzuatı marka hakkının ihlali durumunda oldukça etkili hükümler koymaktadır. Her iki tarafın da menfaatlerinin dengede tutulması maksadıyla mutlaka mahkeme kararı olması şartı aranmış, istisnai olarak Gümrük İdaresinin el koyduğu durumlarda dahi hak sahibi haberdar edilerek hukuki yolun başlatılması için gerekli adımların atılması istenmiştir.

Bu hükümlerin suiistimali elbette ki mümkündür. Bu tür suiistimallerde Gümrük İdaresi değil zarar verenin tarafın muhatap alınarak dava açması mümkün olacaktır.
 
 

Ana Sayfa | Hakkımızda | Referanslarımız | İletişim |
Telif Hakkı © 2008 Markatescilim. Bütün Hakları Saklıdır.