Köşe Yazıları  › Kayıp Giden Zamanın İçinden

Kayıp Giden Zamanın İçinden 
İnsanın en kıymetli şeyi sürekli akıp giden bir şey olunca bir türlü de yetişemiyorsanız benim gibi zamana;  işte o zaman, işler vahim demektir. Aslında şu anda yazdıklarım kendime "Yazıyı okuyanlar  size  söylüyorum Reyhan artık sen anla misali…."
Çalışma hayatına ilk başladığım zamanlar (sene bin dokuz yüz çift sıfır… ) Okuduğum bir kitap vardı. Ray Josephs’ in Zaman Yönetimi adında. Bu akşam bu yazıyı yazmadan önce altını çizdiğim bölümleri tekrar okudum. Kitabın girişinde şöyle diyor:
“Hesabınıza her sabah 86 400 dolar işleyen ve akşama da iyi kullanmadığınız her doları silen bir bankanız olduğunu var sayın. Bu bankaya ZAMAN, dolar’da saniye deyin. Her sabah hesabınıza 86 400 saniye işleniyor ve her gece iyi bir yatırım yapmadığınız bölümlerini geriye alamıyorsunuz. Bu banka, Bir yılda bakiyeden fazlasını kullandırmayan ve sürekli bir dengeye sahip olmayan 365 güne sahip. Her gün size yeni bir hesap açıyor ve her gece bu hesabı siliyor. Yarını engelleyecek herhangi bir şey yok.”
Zamanın, Kullanılmadan önce ve harcandıktan sonra hiçbir değeri kalmaz. Cümleyi okuduğunuz anın, tam şu anda hiçbir değeri kalmamıştır. Bir potansiyel değere yalnızca bir süre önce sahipti ve bütün değerini şu andan itibaren kaybetmiş olacak; onu değer yaratacak biçimde kullanmamışsanız.
Zamanın önemi aslında en çok kaybedilen şeylerle ölçülebiliyor. Kaybedilen şeyler eğer bize maddi veya manevi değer kaybettirmemişse çabuk geçiştiriyoruz da; eğer kaybedilen değer yıllarca reklâmını yaptığımız markamız, piyasada çok tutulan ama sırf başlangıçta ödeyeceğimiz maliyet ya da ayıramadığımız vakitsizlikten tescil almadığımız ürünümüzse işte o zaman kaybediyoruz zaman bankasındaki tüm yıllarımızı hem de çoğu zaman zamansızlıktan yakındığımız için…
Geçtiğimiz haftalarda gazetelerde Rumların Türk lokumunu Kendi adlarına tescil aldıklarını hepimiz okuduk… Gazetelerde bizim buna itiraz edeceğimiz yazılmıştı. Nasıl olurdu da Türk lokumu Rumların olurdu… Hem biz niye ZAMANINDA TESCİL almamıştık… 100 kişiden 90 ının yorumu bu diye tahmin ediyorum. … Şimdiyse tekrar zaman bankasının saniyeleri bu seferde itiraz için harcanıyor…
Oysaki bizler yapacaklarımızı ertelemeden şu anda diyerek işe başlasak. Markamızı ürünümüzü işin başında tescil alsak, Rahmetli babaannemin deyimiyle “ya bismillah deyip de işi tamamlayana kadar bırakmasak zaman bankamıza baktığımız da kazandıklarımız bizi daha da ileriye götürecek…
 
Reyhan GARGICILAR 

Ana Sayfa | Hakkımızda | Referanslarımız | İletişim |
Telif Hakkı © 2008 Markatescilim. Bütün Hakları Saklıdır.