Makaleler  › Tek Çıkış Yolu Üretimimizi Arttırmaktır.

Tek çıkış yolu üretimimizi arttırmaktır 
Son günlerde ülkemizin ve  dünyanın  gündemini meşgul eden, tarımsal ürünlerdeki fiyat artışlarının nedenlerini, etkilerini ve sonuçlarını  siz sevgili okuyucularım ile  paylaşmak istiyorum. Dünyadaki gelişmeler ve kuraklık faktörünün dünya gündemine düşmesinden bu yana
tüm dünya da tarımsal ürünlere olan ilgi artmıştır. Dünyadaki gelişmeler ve kuraklık faktörünün dünya gündemine düşmesinden bu yana tüm dünya da tarımsal ürünlere olan ilgi artmıştır. Dünyadaki gelişmeler ve küresel faktörler;  gelişmiş, az gelişmiş ve gelişmekte olan bütün ülkeleri olumlu veya olumsuz yönde etkilemektedir. Ülkemizde tarımsal politikalardaki istikrarsızlık ve tarım ülkesi olmamıza rağmen tarıma gereken önemin verilmeyişi bugün yaşadığımız olumsuzlukların ana kaynağıdır. Ülkemiz tarımsal üretim konusundaki altyapı zenginliğine rağmen kaynakları doğru ve verimli bir şekilde avantaja dönüştürememiştir.
Bugün baklagiller ve pirinçte yaşanan artışların ana nedeni arz ve talep dengesinin doğru kurulamamasıdır. Son günlerde pirinç ve baklagillerde yaşanan fiyat artışlarının kamuoyuna yansıtılan haberlerin abartıldığını, bu sektörlerin mesleki derneklerin, ticaret odalarının meslek grupları ve kanaat önderleri dururken ilgili, ilgisiz kesimlerce yanlış yönlendirildiğini üzüntü ve hayretle izlemekteyiz. Oysa bütün tarımsal ürünlerde yaklaşık aynı oranlarda fiyat artışları yaşanmıştır. Ancak baklagil fiyatlarındaki kademeli artış yerine, pirinçteki ani artış bütün baklagillerle beraber pirinç ürününü gündeme oturtmuştur. Dolayısıyla bugünkü gelişmelerin ışığında tarımsal ürünlerde yaşanan sorunların nedenleri, etkileri, sonuçları ve çözüm önerilerimiz aşağıda verilmiştir.
Fiyat artışlarının ana nedeni:
*Kuraklık faktörünün yarattığı rekolte kayıpları
*Dünyada biyoyakıta yönelmenin etkisi
*Kuraklık faktörünün yarattığı malların arzındaki psikolojik olumsuzluk
*Tekrar bu faktörün yarattığı talepteki psikolojik canlılık
*Dünyanın üretici ülkelerinin, dünyadan gelen talep yoğunluğundan dolayı fiyatlarını % 100 - % 150 civarında arttırmaları, yani arz ve talep dengesinin bozulması
*Son olarak, ihracatçı ülkelerin mal ihracatlarını yasaklamaları
*Ayrıca ülkemizde Ramazan ayının eylül başı olması, bu ayda kumanyacılık sektörü ile bu ayda olabilecek  tüketim yoğunluğu beklentisi
*Dünyanın herhangi bir yerindeki fiyat artışı ve olumsuzluğun diğer ülkelere olan etkisi (eğer bahse konu ürünlerde ithalatçı konumda iseniz)
DÜNYA NASIL ETKİLENDİ?
*Dünyada her ülke bütün tarımsal ürünlerde maalesef iyi konumda değil. Dolayısıyla bazı ülkelerde alternatif ürünlere yönlendirme söz konusudur.
*Mısır, ABD ve Uzakdoğu ülkeleri pirinç ihracatçısı konumundadır. İhracata konu pirinç miktarının düşmesi ithalatçı konumda olan ülkemizde, fiyat artışlarına neden olmuş, dolayısıyla serbest piyasalardaki arz ve talep dengesine bağlı olarak yoğun talep pirinç fiyatlarını tetiklemiştir.
*Dünyadaki bu olumsuz atmosfer, Çin, Hindistan,Tayland gibi ülkelerin ihracatlarını durdurma noktasına getirmiştir.
*Aynı durum, hem ülkemizde, hem de incelendiğinde diğer ülkelerin tüketicilerinde satın aldıkları bu ürünlerde % 100'lere varan fiyatlarla karşılaşmalarına neden olmuştur.
*Ciddi fiyat artışları sektörde faaliyet gösteren gıda sanayicilerini ve özellikle  paket bakliyat sanayicilerinin finansman zorluklarıyla karşılaşmalarına neden olmuştur.
Son günlerde çıkan  haberlerin ve otorite tarafından verilen mesajların sonuçları:
*Sağlıklı ve dengeli beslenmede çok önemli olan bu ürünlerin tüketilmemesine yönlendirmenin sektörümüze verdiği zarar.
*Zaten dünya ortalamasının çok altında olan tüketimimiz bu durumdan olumsuz yönde etkilenecektir.
*Dünyaya oranla daha az etkilenen, son üç yıldır özellikle pirince verilen prim desteğinin faydalı etkileriyle rekoltelerde artış yaşanan ve  yeni hasat dönemine kadar yetecek tüketimimizin, fiyat artışlarından dolayı en az % 50 gerileyeceği düşünüldüğünde, 100.000 ton civarında yeni hasat dönemine aktarılacağını öngörmekteyiz.
*Yanlış durum tespiti ve kamuoyu baskısından dolayı, TMO'nun ithalat kararı, hasat dönemindeki çeltik fiyatlarını ve devlet eliyle serbest piyasa ekonomisini olumsuz etki yapacağı düşünülmelidir.
*Arz ve talep dengesi ve sağlıklı fiyat yapısı, kısa bir süre sonra, üretici, gıda sanayicisi ve tüketicilerin sağduyulu ve bilinçli  tavrı ile bir yere oturacaktır.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
*Acilen tarladan sofraya sürecindeki; kanaat  önderlerinden oluşan ve aylık sektörel gelişmeleri izleme komitesi kurulmalıdır. Bu her ürün için yapılmalıdır.
*Gelecek yıllarda aynı sorunlarla karşılaşmamak için acilen üretim ve tüketim envanteri oluşturulmalıdır.
*Tohumlarımız dejenere durumdadır, çiftçi sertifikalı tohumlara yönlendirilmeli, özendirilmeli gerekirse tohum bedava dağıtılmalıdır.
*Çiftçi kayıt sistemi kanalıyla bilgi desteği sağlanmalıdır.
*Miras yoluyla bölünmüş arazilerin toplulaştırılmasının altyapısı sağlanmalıdır.
*Kooperatifleşme hızlandırılmalıdır.
*Prim destekleri arttırılmalı, destek verilmeyen baklagillere de bu destek sağlanmalıdır.
*Suyun rasyonel kullanımı iyi anlatılmalı, damlama sulama yöntemleri ve modern üretim konusunda bilgi desteği sağlanmalı ve çiftçilerimiz özendirilmelidir.
*Bütün tarımsal girdi maliyetleri konusunda destek sağlanmalıdır.
*Lisanslı depoculuk ve emanet alım yapısı sağlamlaştırılmalıdır.
Dünyada yaşanan bugünkü gelişmeler ve uluslararası bilim çevrelerinin uyarıları dikkate alınmalı, bugün çok büyük sorun yaşamadığımız ve fiyat faktörünün etkileri eğer ciddi önlemler alınmaz ise gelecekte daha vahim sonuçlarla karşılaşmamıza yol açabilecektir.
Dünyadaki bu küresel tehdit, ortak akıl, bilgi paylaşımı ve bu bilgileri hayata geçirme konusundaki ortak kararlılık, küresel tehdidi, ülkemiz lehine küresel fırsata dönüştürülebileceği düşüncesindeyiz. DOLAYISIYLA TEMEL ÇÖZÜM ÜRETKENLİKTİR.

Tevfik Dinçer 

 

Ana Sayfa | Hakkımızda | Referanslarımız | İletişim |
Telif Hakkı © 2008 Markatescilim. Bütün Hakları Saklıdır.